Dr. Işıl Yıldız

Perkütan Apse Drenajı

Apse, herhangi bir organda veya dokuda mikroorganizmalar tarafından oluşturulan iltihabi durumun vücut tarafından sınırlandırılmaya çalışılmasıyla oluşan enfeksiyon odağıdır. Apsenin büyüklüğüne bağlı olarak değişen ateş, ağrı, kızarıklık gibi semptomlar sıklıkla eşlik etmektedir. Yerleşim yerine göre apselerin isimlendirilmesi değişkenlik gösterebilmektedir. Yoğun antibiyotik tedavisi apse tedavisinde mutlaka uygulanması gereken ilk tedavi şeklidir.
Ancak apse tedavisinde sadece antibiyotik kullanımı yetersiz olabilmektedir. Özellikle derin dokularda yerleşimli apselerde (örneğin; karın zarları arasında, karaciğerde, böbrekte, akciğerde gibi) bu iltihabi odağın uygulanacak girişimsel bir işlemle uzaklaştırılması gerekmektedir.

Bu girişimsel işlemler;

1.Cerrahi olarak apse drenajı
2.Perkütan olarak apse drenajı

 

Cerrahi Olarak Apse Drenajı

Ameliyat ile apse gelişen alandaki odağın uzaklaştırılması işlemidir. Apsenin geliştiği bölgeye göre lokal anestezi, genel anestezi veya spinal-epidural anestezi ile ağrı giderildikten sonra hasta steril şartlar altındayken ameliyat ile iltihaplı bölge uzaklaştırılır. Gereklilik halinde bu bölgenin içerisine bir ucu vücut dışında, bir ucu ameliyat bölgesinde kalacak şekilde kateter denilen plastik tüpler yerleştirilerek iltihaplı alanın ameliyat sonrasında da dışarı akması sağlanır. Ameliyat sonrası dönemde ameliyat öncesi dönemde de olduğu gibi antibiyotik kullanımına devam edilmelidir.

Perkütan Apse Drenajı

Girişimsel Radyologların sıklıkla uyguladığı tedavi yöntemlerinden biridir. En sık uygulanan bölgeler karın içi apseler, akciğer apseleri, uzuvlarda görülen apselerdir. Karın içi apseler karın zarı boşluğunda olabildiği gibi, karaciğer, böbrek, dalak gibi organlar içerisinde de gelişebilmektedir.

İşlemin başarı oranı oldukça yüksektir. Girişimsel radyologlar apse drenaj işlemlerini Ultrasonografi veya Bilgisayarlı Tomografi kılavuzluğunda yaparlar, yani işlem sırasında boşaltılacak apse odağı görüntülenerek işlem yapılmaktadır. Bu da işlem başarısını ve sonuçlarını olumlu yönde etkilemektedir.

Perkütan apse drenajında herhangi bir ameliyat prosedürü uygulanmamaktadır. İşlem girişimsel radyoloji odasında, anjiografi odalarında, muayene odalarında ya da ortam müsait değil ise ameliyathanede uygulanabilmektedir. Drenaj (boşaltma) işlemi için lokal anestezi uygulanmaktadır. Bu girişim yapılacak yerin küçük iğneler ile uyuşturulması işleminden ibarettir. Daha sonra apse boşaltılacak alan aynı ameliyatta olduğu gibi steril örtülerle örtülür, boşaltım yapılacak alan sterilizasyon sağlayacak sıvılarla temizlenir. Daha sonra girişimsel radyolojide kullanılan birtakım iğneler yardımıyla apse içerisine ulaşılır ve bu bölgeye boşaltım yapmak amacıyla kateter denilen plastik tüp yerleştirilir. Bu tüpün bir ucu apse içerisinde, diğer ucu vücut dışında kalacak şekilde yerleştirilmelidir. Tüp yerleştirildikten sonra bazı durumlarda çıkmasını engellemek veya kıyafetlere takılmasını önlemek amacıyla cilde sabitlenir.

Apse drenajı sonrasında hasta bir süre daha antibiyotik kullanmaya devam eder. Bu şekilde apsenin tekrarlaması önlenmiş veya iltahabi dokunun bir kısmının içeride kalması durumunda bu kalan iltihabın yok edilmesi sağlanmış olur.

Apse drenaj tüpü (kateteri) yerleştirilen kişinin tedaviye verdiği cevaba bağlı olarak tüp bir süre içeride bırakılır. Bu süre kişinin klinik durumuna veya kateterden günlük olarak akan iltihabın miktarına göre ayarlanır. Sıklıkla, yerleştirilen kateterden günde 10 cc iltihap gelecek şekilde azalana kadar tüp çekilmez. İltihabın bittiği, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi veya gerekli durumlarda MR gibi tanı araçlarıyla görüldükten sonra tüp çekilebilir. Tüpün çıkartılma işleminden sonra tüpün ciltteki giriş yerine bir süre pansuman yapılabilir. Genellikle bu bölgeye herhangi bir dikiş atmaya gerek kalmaz. Ancak kalın tüp yerleştirilen vakalarda cillte 1-2 cm gibi açıklık kalması durumunda dikiş gerekebilir.

 

Perkütan Apse Drenajının Avantajları 

1. İşlem sadece lokal anestezi ile uygulanır, genel anesteziye gerek kalmaz.
2. İşlem sırasında ve sonrasında ağrı azdır ya da hiç yoktur.
3. Ameliyat olmadığından dikiş-kesi gerekmez, kozmetik sonuçları iyidir.
4. Hasta genel durumu müsaitse kısa sürede (işlemden hemen sonra) ayağa kalkabilir.
5. Hastanede yatış süresi kısadır.
6. İşlem görüntüleme kılavuzluğunda gerçekleştirilir; Ultrason, Tomografi gibi cihazlar ile gerçekleştirildiği için hata riski düşüktür.
7. Ameliyathane ortamı gerektirmez
8. Tedavi maliyeti düşüktür.